gnulinuxfree

GNU/Linux Kullanmıyorum Onu Yaşıyorum

Openbox Ve Debian

openbox-debian

Son zamanlarda Openbox'a merak sardım. Hazır masa üstlerine kıyasla beni daha özgür hissettiriyor.
Boş ve kara bir ekrana konforlu bir villa döşemiş gibi olmanın hazzını tadıyorsun.
Boş bir odanın A'dan Z'ye dizaynını yaptıktan sonra karşısına geçerek bir ressamın eserini seyrederken yaşadığı keyifi sen de yaşıyorsun.
Openbox'un bu kadar özelleştirme seçeneği olması özgür bir işletim sisteminden alınan zevkin yanı sıra artı bir zevk veriyor. Çehresini, uygulamalarını istediğin gibi değiştirebiliyorsun. Tint2 panelden sıkıldıysan geç Lxde panele, onu beğenmediysen Xfce elimizin altında, daha şatafatlı bir panelim olsun dersen Kahire'ye gitmeden Kahire'yi yüklersin, panel istemiyorsan her şey sağ tık menüde, yani bir tıkın başında.
Tabi Openbox'un avantajları bununla bitmiyor, sistem kaynağını oldukça az kullanması eski-yeni her makinede onu daha kullanışlı hale getiriyor. Dolayısıyla Openbox her eve her diz üstü makinelere lazım.
Ben acemiliğimle boş odayı kendime göre dizayn edip kullanabiliyorsam, herkes için ideal demek pek de yanlış olmaz. Ancak alışkanlık yapar mı bilemiyorum ama galiba şimdiden tiryakisi oldum...

Openbox ama hangi dağıtımı kullanmalıyız gibi soru sorulabilir, zaten bu yazı da bu soruya cevaptan ziyade fikir vermek nedeniyle yazıldı. Çünkü isteyen istediği dağıtımdan kendine göre kurup-kullanabilir, ancak ben özellikle Openbox için kurup denediğim onlarca dağıtım ve yüzlerce kurulumdan sonra görüşlerimi yansıtmayı uygun buldum. Bu nedenle şunu yapın bunu yapmayın demek yerine ne yaptığımı, nasıl yaptığımı anlatmaya çalışacağım, sizler de minicik bir belgesel gibi okumakla kendinize göre fikir sahibi olacak veya eleştireceksiniz...

Openbox'u bilmediğim için önce Distrowatch sitesinde sadece Openbox'a dayanan dağıtımları denedim.
Distrowatch sitesinde mevcut dağıtımların içinde sadece Openbox olan iki-üç taneden fazla dağıtım yok.
Bu da bir şeyler öğrenmek adına ön bilgi dışında bana yeterli gelmedi. Distrowatch dışında onlarca Openbox dağıtımına denk geldim, çoğu da Debian tabanlıydı. Hepsini kurup denedim, arasındaki benzerlikler, farklar ve sorunları incelerken aynı zamanda Openbox'un mantığını, işleyiş şeklini kullanıcının müdahale oranını anlamaya çalıştım. Tabi dediğim gibi bilgi sahibi olmadığım için önce Openbox'a dayanan dağıtımları denedim. Distrowatch içinde ve dışında onlarca Openbox dağıtımıyla arkadaş olduktan sonra sıra geldi ünlü dağıtımları denemeye. Onlardan da en az on tane kurup Openbox'u denedikten sonra artık kendime göre Openbox kurup-kullanacak kadar olduğumu gördüm. Biraz tecrübe kazanınca sıra asıl hedefimde olan Debian'a Openbox kurup kullanmaya gelmişti. Bunun için Debian'ın Mate kalıbını yükledim, Mate'yi seçmemdeki neden Openbox'ta Caja dosya yöneticisi ve Mate güç yöneticisini kullanacağım içindi, yoksa herhangi bir farkı yok.
Debian Mate içinden Openbox'u yükledikten sonra şok olduğum bir durumla karşılaştım. Diğer dağıtımlarda yaptığım özelleştirmelerin çoğu Debian'da tutmadı, oysa aynı şeyleri diğer dağıtımların hepsine uygulamış ve hiç birinde olumsuzluk yaşamamıştım. Bu durum ilk defa Openbox kullanıyor gibi bir his içine soktu beni.
Tabi karşımda kararlığını-kullanışlılığını ispatlamış bir dağıtım var ama bir yanda da kolay vazgeçmeyen acemi bir Openbox'çu var. Kendime şunu söyledim, Openbox'u Debian'da ya öğrenecek ve kullanacaksın ya da beceriksizin teki olarak kalacaksın, haliyle ilk seçim şansımla işe koyuldum. Aşağı-yukarı iki gün uğraştıktan sonra olmayan nedenleri cımbızla çıkarır gibi tek tek buldum. Karşıma çok güzel bir Debian Openbox çıktı, ancak bu defa da bir başka şaşkınlık yaşadım, denediğim onlarca dağıtımın hiç birinde görmediğim kadar sistemi çok az kullanan, Ram'de birikme yapmayan bir Debian Openbox ile karşılaştım.
Sonra kendime yine şunu söyledim, bizlere bu imkanı sunan Debian'ın babası Ian Murdock huzur içinde uyu...

Openbox resimli menü nasıl yapılır?

openbox-resimli-menu




Openbox sağ tık menüye ögelerin simgelerini ekleyerek daha görkemli ve daha kullanışlı hale getirebiliriz. Bunun için hem otomatik hem elle düzenlemeler yaparak istediğimiz görüntüyü elde edebiliriz. Sağ tık menüde istediğimiz görüntüyü yapmak tamamen kendi zevkinizle ilgilidir.
Resimdeki gibi veya daha farklı sağ tık resimli menü yapmak isterseniz alttaki yönergeyi uygulamaya başlayalım.

Otomatik bölümü için alttaki paketi yükleyelim.
sudo apt-get install openbox-menu

Bundan sonra bütün işimiz /home/KULLANICI-ADINIZ/.config/openbox/ yolunda bulunan menu.xml adlı dosya ile olacaktır. Bir metin editörüyle menu.xml dosyasını açın, dosyanın en altında bulunan bu </menu> </openbox_menu> kapanış taglarının üzerine alttaki kodu yapıştırın.

<menu execute="/usr/bin/openbox-menu lxde-applications.menu" icon="/usr/share/icons/ikonlar/applications-development.png" id="desktop-app-menu" label="Uygulamalar"/>

Mavi ile işaretlediğim yere siz isterseniz başka isim yazabilirsiniz, kırmızı ile işaretlediğim yere istediğiniz resmin yolunu yapıştırabilirsiniz.
Bu yaptığımız otomatik menüydü, sistemi yeniden başlattıktan sonra veya restart yaptıktan sonra sistemde kurulu paketler ve daha sonra kurduğunuz paketlerin simgeleri otomatikman menüye gelir.

Şimdi isterseniz ayrıca menüde bulunan veya kendi ekleyeceğimiz diğer komutlar için el ile resim ve komut ekleyelim.

menu.xml dosyasında bulunan alttaki örnek girdide gördüğünüz gibi kırmızı olan yerlere resim ekleyeceğiz.

<item label="Pcmanfm" icon="/usr/share/icons/ikonlar/system-file-manager.png">
<action name="Execute">
<execute>pcmanfm</execute>
</action>
</item>

Bunun için bir dizin oluşturun, dizinin ismini ve yerini istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz. Menüde bulunan ögelere uygun 24x24 boyutunda resimler oluşturun ve resimleri dizinin içine atın. Daha sonra her ögeye uygun olan resmin yolunu kopyalayıp yukarıda örnekteki gibi kırmızı olan yere yapıştırın.
Yine yukarıdaki girdiden ayrıca oluşturup komut sayısını arttırabilirsiniz, bu tamamen size kalmış.
Daha başka komutlar eklemeyi düşünürseniz, her komut için yukarıdaki girdiden bir tane oluşturun ve bu tagların arasına alttaki örnekte olduğu gibi <execute>xxx</execute> eklemek istediğiniz paketin /usr/bin/ dizininden yolunu kopyalayıp-yapıştırın.

<item label="Synaptic" icon="/usr/share/icons/ikonlar/synaptic.png">
<action name="Execute">
<execute>/usr/bin/synaptic-pkexec</execute>
</action>
</item>

Otomatik ve elle yaptığımız işler bittikten sonra eğer menünün, girdilerin veya yazıların rengini değiştirmek isterseniz önce uçbirim ile dosya yöneticisini açın. Aynı zamanda "Görünümü özelleştir" yöneticisini açın, altta gördüğünüz Gereç sekmesinde hangi tema seçilmişse bu yolda /usr/share/themes/SEÇİLİ-TEMA/openbox-3/  dizininde bulunan themerc dosyasını açın.



Altta bir örneğini gördüğünüz dosyanın satır sonlarındaki #xxxxxx şeklinde renk kodlarını istediğiniz renkte değiştirerek menü, girdi renklerini de değiştirmiş olursunuz. Renk seçimi için Google arama motoruna #f2f2f2 gibi bir karakter girerseniz oraya gelen renk yöneticisinden istediğiniz rengi seçip dosyadaki uygun yerlere yapıştırabilirsiniz.



Her rengi denemede yine sağ tık menüde bulunan restart komutunu kullanabilirsiniz.
Menüde restart komutu yok ise alttaki kodu menu.xml dosyasına ekleyin.

<item label="Restart" icon="/usr/share/icons/ikonlar/gnome-session-reboot.png">
<action name="Restart"/>
</item>

Otomatik menü, manuel menü yapımı, resimlendirmesi ve renklendirmesini böylece bitirmiş olduk.
Anlaşılmayan bir yere takılırsanız yorum bölümünden yardımcı olmaya çalışırım...

NelumBang

nelumbang


Nelumbang dağıtımı çoktandır denemek istediğim ama hep ertelediğim bir dağıtım.
Çoğunlukla unuttuğum için onu deneyememiştim, nihayet bu şansı bulabildim.
Yazılarıma genelde başarılı bulduğum dağıtımlara yer veriyorum, Nelumbang da başarı listemde yerini almış durumda...

Nelumbang için istediğim bilgileri alabileceğim bir kaynak olmadığından doğal olarak onu başarılı bulacağımı tahmin etmemiştim. Daha canlı oturumdayken akıcı ve sorunsuz çalışması oldukça emek verilmiş bir dağıtım izlenimi verdi. Kurulumu canlı oturumda Gui arayüzle yapılıyor. Türkçe dilini otomatikman tanıdı. Kurulumda otomatik açılış seçeneğinin de bulunması hoşuma gitti, sonradan yapma zahmetinden kurtardı. Kendim kullanmasam da conky yazı tipine ve yazı rengine resimde görüldüğü gibi güzel bir görünüm vermişler. Kurulumdan sonra gelen masaüstü seçtiğim dilde yani tamamen Türkçe olarak geliyor. Ağ yöneticisi olarak Gnome ağ yöneticisi olması kullanım açısından daha iyi olmuş. Tint2 panel aslında Openbox için en sevdiğim panel, ancak işlemci kullanımı seçenegi olmadığı veya öyle bir imkan varsa da benim bilmediğimden dolayı mecburen Lxpanel yükledim. Aslında conky anlık bildirim olarak daha teferruatlı ama bana panelde bulunan işlemci göstergesi daha kullanışlı geliyor, sonuçta bu bir tercih konusu. Nelumbang dağıtımında dikkatimi çeken unsurlardan biri de yüklenen bir paketin simgesi otomatik olarak sağ fareye entegre edilmesi oldu, oysa bu işlemi ben elle (manuel) yapıyordum, verilmiş güzel emeklerden biri de bu olsa gerek.
Yüklediğim 64bit kalıpta işlemci kullanımı boştayken 140 megabayt ve kullanım sırasında Ram'da yükselme olmaması Debian tabanı için olumlu bir gösterge. Debian tabanlı dağıtımların bazılarında sistem kullanımlarında sapmalar olsa da Nelumbang'da herhangi bir sapma görmedim, sistemi kararlı kullanıyor.
Nelumbang dağıtımını bir kaç günlük testten sonra herhangi bir sorun olmaması ve bahsettiğim artılarından dolayı onu ana sistem olarak kullanıyorum. Tabi kendime göre özelleştirdiğim için varsayılan görüntüsünden farklı bir görünüm olacaktır. Üstteki resim Nelumbang'ın varsayılan görüntüsü, alttaki resimde ise kendime göre düzenleyip-ayarladığım görüntüsü.
Sorunsuz çalışması, ciddi şekilde emek verilmiş olması ve kolay kurulumlu olmasıyla bu dağıtımı herkese öneririm. Denemek isteyenler alttaki bağlantıdan indirebilir...

NelumBang


Openbox otomatik yapma

openbox-otomatik


Openbox'un kendisi bir masaüstü olmadığı halde özelleştirme özelliği ve sistem kullanımının az olması nedeniyle tercih edilmektedir. Openbox'u özelleştirmek için her şeyde olduğu gibi onun hakkında bazı bilgilere ihtiyaç duyarız. Bu anlamda Openbox maalesef diğer masa üstlerinde bulabileceğimiz bilgiler kadar şansı yok. Bu yüzden genelde onu kendi deneyimlerimiz ile yapılandırmaya çalışırız. Ancak bu yoksunluğa karşın Openbox'u özelleştirmek genelde çok zor değildir. Kendim bilgi eksikliği yüzünden düzenli olarak kullanmasam da onu öğrenmek ve istediğim özelleştirmeyi yapabilmek için ara-sıra karıştırırım. Openbox'ta beni en çok uğraştıran istediğim herhangi bir programın otomatik açılmaması olmuştur. Yine böyle karıştırdığım bir zamanda ekran çözünürlüğünü ayarladığım gibi otomatik açılmasını buldum. Şimdi bunu nasıl yapacağımızı paylaşacağım...

Alttaki kodu bir not defterine kaydedin.
#! /bin/sh
# /etc/init.d/screenlayout
xrandr --output VGA-1 --mode 1024x768 --rate 85.00 --pos 0x0 --rotate normal --output DVI-I-1 --off --output HDMI-1 --off

Kırmızı ile işaretlediğim yere kendi ekran çözünürlüğünüz ne ise onu yazın, mavi ile işaretlediğim yere ekranınız 60-75-85 gibi hangi hızda titreme yapmıyorsa (genelde 60 herz'dir) onu yazın ve kaydedin, kapatın.

Dosyaya herhangi bir ad verin, örneğin ben screenlayout.sh olarak yazdım. Ad verdikten sonra sonuna .sh ekleyin. Yine screenlayout adında bir dizin oluşturun ve dosyayı içine atın.
Dosya yöneticinizi root olarak açın, hazırladığımız bu dosyayı dizinle birlikte /usr/lib dizinine atın.

Dosya yöneticisinde izleyeceğimiz /home/KULLANICI-ADIN/.config/openbox/autostart bu yolda autostart dosyasının içine alttaki komutu yapıştırın, kaydedin, kapatın.
##Screen xrandr
/usr/lib/screenlayout/screenlayout.sh &

Böylece her açılışta ekran çözünürlüğünü kendi ayarladığımız gibi otomatik hale getirmiş olduk...

Arch maceram




Yıllar önce bir kaç Arch Linux denemem olmuştu, text kurulumlu dağıtımları kendime uygun bulmadığım için öyle kalmıştı. Yakın zamanda bir arkadaşın bahsettiği yeni bir Arch kurulum aracını biraz da merakla denemek istedim. İşte o denemeden sonra başıma gelmeyen kalmadı desem yeridir.
Bu yeni Arch kurulum aracının ismi Revenge İnstaller, gerçekten oldukça başarılı ve çok kolay kurulum aracı olduğunu söyleyebilirim. Bu araç ile herhangi bir sorun yaşamadım, ancak bununla  başlayan Arch macerası başka maceralara sürüklenmeme neden oldu.

Revenge installer ile sanalda ve gerçekte beş defa Arch kurulumu yaptım, hepsinde başarılı oldu ve benden tam not aldı.

Arch için gui arayüzlü Pamac veya Octopi'yi yüklemek için ne kadar uğraştımsa da başarılı olamadım. Bu başarısızlık beni ateşledi, hırsımı alamayınca bu defa da Arch tabanlı başka dağıtımlara yöneldim. Daha önceleri bir çok defa kurup-kullandığım ve grub hatası dışında gayet memnun olduğum Obrevengeos dağıtımını denemem gerekmiyordu zaten. Bu arada Türkiye menşeli sevgili Tulliana'nın geliştirdigi yeni bir dağıtım olan Arcman GNU/Linux'u denedim.
Arcman, Arch tabanlı Xfce masasüstü kullanıyor, maasaüstü değiştirmek için çıkış yaptıgımda tekrar Xfce'ye geçmesi ve Aur'dan bazı paketi kuramaması dışında şimdilik iyi diyebiliriz ama ilerde geliştikçe hakettigi yere gelecektir.

Sonra yine iyi bildiğim Antergos dağıtımına yöneldim. Bu dağıtım çok iyi bir dağıtım olmasına rağmen maalesef şu kurulum aracının sürekli çökmesi insanı ondan soğutabiliyor. Cnchi adında yıllardır beta aşamasından çıkamayan kurucuyu bir türlü iyileştiremediler.

Bundan da sonuç alamayınca Manjaro'ya yöneldim, olumsuzluklar burada da devam etti, bu defa da indirme yarılara geldiğinde bağlantı kesiliyor, defalarcea denedim ama sonuç alamadım.
Sourceforge sitesinde Manjaro tabanlı Lxde masa üstüne sahip bir başka dağıtıma denk geldim.
Tam istediğim özelliklere sahip olduğunu görünce sevinmiştim.
Kurulum, güncelleme ve ayarlarda herhangi bir sorun çıkarmayan bu esrarengiz dağıtımda, sürekli ağ gidiyor. Ağ için bazı düzenlemeler yaptım ama nafile bir türlü kalıcı hale gelmedi.
Revenge İnstaller ile başlayan Arch maceram maalesef aksiliklere, günlerimi almasına ve bir çok deneyler yapmama ragmen hüsranla sonuçlandı. Böylece Arch maceramı olumlu sonuçlandırma işi bir başka bahara kaldı...

Firefox çalışmayan flash çözümü 2

firefox-flash2




Arkadaşlar doğal olarak soruyorlar, depolarda güvenli deb paketi varken Adobe'nin sitesine yönlendirmek doğru mu diye. Bir de Adobe de olsa neden deb değil de rpm sorusuyla karşılaşıyorum.
"Firefox çalışmayan flash çözümü" başlıgını daha önce okumamış olanlar buradan okuyabilir.

Firefox çalışmayan flash çözümü

Şimdi gelelim soruların cevabına.
Firefox, Adobe'nin yeterli güvenlik sağlayamaması nedeniyle Adobe flash player'i kullanmama kararı almıştı, ancak tek sürüm geliştirilmeden sadece güncellenerek kullanılabilir durumdadır. Bu da flash'ın her zaman çalışmaması gibi sorunları getirdi. Kendim de bazen yaşadıgım bu soruna deneme-yanılma ile çözüm buldum.
Depolardaki deb paketi ile sorun çözülmeyince Adobe'nin kendi sitesine yöneldim, orada bulunan deb paketi inmiyor, inmeyince bu defa rpm paketi deb'e dönüştürerek sonuca ulaştım. Tabi bu paketi yüklemeyle de iş bitmiyor bir de bu paketin içinde bulunan bir dosyayı Firefox'un dizinine atmak gerekiyor. Hem paketin yüklenmesi hem de içindeki dosyaya ihtiyaç oldugundan bu paket kaçınılmaz olarak zorunlu hale geldi. Ayrıca rpm oldugu için dönüştürmeden rpm paket yönetici kullanan dağıtımlar da aynı paketi yükleyebiliyor.
Dolayısıyla Adobe'nin sitesinde bulunan deb paketinin inmemesi ve rpm paketiyle her iki dağıtım türevlerine çözüm olması başta bahsettigim gibi haliyle arkadaşların kafasında soru işaretleri beliriyor.
Bu sorulara yeterli cevap verdigimi ve bu çözümü buldugum için de yararlı bir paylaşım yaptıgımı düşünüyorum...

Ubuntu depo sorunu çözümü

ubuntu-depo-sorunu


Özellikle yeni kullanıcılar paket yükleme-kaldırma konusunda bazı sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunun dogru yapılandırılmamış depo ayarlarından kaynaklandıgını bilmedikleri için de telaşa düşerler. Oysa telaş edecek bir durum yok, çünkü bu bir sorun değil. Apt sistemi dağıtımlarında güncellemeler etc/apt dizininde bulunan sources.list dosyasının depo listesine göre yapılır. Bu dosyada hangi depolar varsa sistem de o depolardan paket indirir. Dosyaya dağıtımların resmi olmayan depolar eklenirse ciddi bir testten geçmedigi için o depolardan inen paketler bazı sorunlar çıkarabilir. Bu yüzden resmi olmayan depolardan indirilen paketlerden oluşabilecek sorunlardan kendiniz sorumlusunuz.
Bu gibi sorunlarla karşılaştıysanız normal koşullarda sorunsuz güncelleme ve paket yükleme-kaldırma için gerekli işleme başlayalım...

Önce alttaki adresten kurulu sistemin sürümü hangisiyse onu seçerek başlayalım. Ülke olarak daha sağlıklı olması açısından Türkiye, Almanya ve Hollanda'dan birini seçmenizi öneririm.
Depo seçimi ise şu isim altındakileri işaretlemeniz yeterlidir:
Ubuntu Branches, Ubuntu Updates, Ubuntu Partner Repos.
Seçiminizi yaptıktan sonra sayfanın en altında bulunan Generate List butonuna tıkladıgınızda depo listesi verecektir.
sources.list

O liste öyle dursun, şimdi uçbirime alttaki komutu girin.
sudo nano /etc/apt/sources.list

Açılan sources.list dosyasının içerigini silin ve o listedekini kopyalayıp yapıştırın ve kaydedip kapatın.

Listeyi güncelleyin.
sudo apt-get update

Sistemi güncelleyin.
sudo apt-get upgrade

Burada sources.list.d hatası verirse alttaki kodu uçbirime girin.
sudo sh -c "echo 'Dir::Ignore-Files-Silently:: \"(.save|.distupgrade)$\";' > /etc/apt/apt.conf.d/99ignoresave"

Tekrar güncelleyin.
sudo apt-get update
sudo apt-get upgrade

Buraya kadar bir sorun çıkmadıysa artık paket yükleme ve kaldırmada sorun çıkmayacaktır...

Ubuntu Mate İle Lxde

ubuntu-mate-lxde


Ubuntu Mate ile Lxde birleşince ne gibi bir sonuç alırım diye Ubuntu Mate'yi kurdum. Bu düşüncem, Mate'nin başarılı dosya yöneticisi Caja'dan ve hafif masaüstü Lxde'den yararlanmak içindi. Çünkü aynı işlemi Debian Mate ile yapmıştım ve gayet kullanışlı bir sistem olmuştu. Bu defa da aynı işi Ubuntu Mate İle yaptım. Kurulum ve güncellemeden sonra içerden Lxde'nin Meta paketini yükledim. Sonuç tahminimden daha iyi çıktı. Debian'a göre sistemi daha çok kullanacagını tahmin etmiştim ama öyle olmadı. Aşağı-yukarı sistem kullanımı aynı diyebilirim. Tabi Ubuntu'nun geniş paket depolarından yararlanmak da işin artısı. Eğer siz de Ubuntu'nun geniş olanakları, Caja dosya yöneticisinin işlevselligi ve Lxde'nin hafifliginden yararlanmak isterseniz alttaki yönergeyi uygulamanız yeterlidir...

Buradan Ubuntu Mate'nin kendi isteginize göre iso dosyasını indirin.
Ubuntu Mate

Kurulum ve güncellemeden sonra uçbirime alttaki komutu girin.
sudo apt-get install lxde

Daha sonra menüde bulunan çıkış yap tuşuyla oturumu kapatın, gelen ekranın sağ üstündeki seçeneklerden Lxde'yi seçerek Lxde masaüstüne geçebilirsiniz...

Klavye dilini kalıcı yapmak

klavye-dili


Bazı dağıtımlar Türkçe dilini desteklemedigi için klavyeye yaptıgımız ayar kalıcı olmaz. Bu sorunu bir dağıtımda yaşamıştım, ancak aramalarda buna el ile herhangi bir çözüm çıkmayınca yine iş başa düşmüştü. Yine kendim buldugum bu çözümü sizlerle paylaşıyorum. Herhangi bir dağıtımı beğenmenize ragmen klavyeye yaptıgınız ayar kalıcı olmuyor ve ondan da vazgeçemiyorsanız bu yöntemi deneyebilirsiniz...

Uçbirimi açın ve alttaki komutu girin.
sudo nano /etc/default/keyboard

Açılan dosyanın önce bir yedegini alın ve ardından içerigini silin yerine alttakini yapıştırın.
# KEYBOARD CONFIGURATION FILE
# Consult the keyboard(5) manual page.
XKBMODEL="pc105"
XKBLAYOUT="tr"
XKBVARIANT=""
XKBOPTIONS=""
BACKSPACE="guess"


Şimdi yeniden başlatın, büyük ihtimalle klavye ayarı kalıcı olacaktır...
sonraki onceki home

Kategoriler

⌄ Son Çalışmalarım ⌄
Youtube kanalım

Son yorumlar

gototop